Kuşaktan kuşağa trendler ve teknolojiler değişse de bir kısmımızın gençlik döneminden bir kısmımızınsa çocukluk yıllarından hatırladığı ortak bir şeyler her daim oluyor. İsmini duyduğumuzda bir şekilde hepimize bir şeyler hatırlatan ortak paylaşımlarımızdan biri olan Nokia 3310 efsanesiyle günümüz trendleri arasında ufak bir karşılaştırma yaparak başlayalım. 2000’li yıllarda yaklaşık 30€’ya Nokia 3310 alıp bir telefona sahip olabiliyorken 2020’ye geldiğimizdeyse iPhone 12 Pro Max gibi son teknolojilerle tasarlanmış bir telefon için yaklaşık 1400€’yu gözden çıkarmamız gerekiyor.
Telefon fiyatları sadece son 5 yılda iki katından fazla artış gösterdi. İletişim olanaklarımızın 20 yıl öncesine göre inanılmaz boyutlara ulaştığı, teknolojinin bu denli yaygınlaştığı uzay çağında telefon alabilmek yeniden bir lüks anlayışı haline geldi. Bu durumun sonucu olarak ikinci el telefonlar gibi elektronik aletler için büyüyen bir pazara ve yeni uygulamalara tanıklık ediyoruz. Örneğin Almanya’da Grover gibi tüketicilere aylık elektronik ürünler kiralayan şirketler ortaya çıkmaya başladı. Bu fikir büyük üreticilerin de ilgisini çekmeye başladı.

Bu fikri benimseyen şirketlerden biri olan Samsung, Grover ile ortak bir çalışma başlatarak tüketicilerinin Grover hizmetini kullanarak doğrudan Samsung’un kendi çevrim içi mağazasından ve Grover üzerinden S20 serisinden akıllı telefon kiralayabileceklerini duyurdu.

“Üreticilere erişebilmemiz birkaç yılımızı aldı. Kiralama hizmeti, başlangıçta büyük markaların ciddiye aldığı bir şey değildi.” -Grover’ın Kurucusu ve CEO’su Michael Cassau
Yavaş yavaş da olsa Grover, MediaMarktSaturn gibi tanınmış markalarla ortaklıklar kurmaya başladı; onları kiralama modelinin daha fazla müşteriye ulaşmalarında yardımcı olabileceğine ikna etti. Şu anda Avrupa’nın önde gelen elektronik perakendecileriyle çalışıyor. Şirketleri ürünlerini kiralama fikrine yakınlaştıranınsa normal satışlarında genç yaş grubuna ulaşamamaları olduğunu söyleyebiliriz. Kiralama modeliyle birlikte ürünlerinin daha erişilebilir ve cazip hale geleceğini fark eden şirketler, bu yeni tüketim modelini bensimeye başladı.
Model Nasıl İşliyor?
Grover’ın kiralama modelinin sırrı, kredi puanlaması sistemi ve kullanıcı analizinde yatıyor. Şirket, hangi kullanıcılara hangi ürünler üzerinden hitap edilmesi gerektiğini araştırıyor. Örneğin, kârın çoğunlukla, el cihazlarını tuvalete düşürme olasılığı düşük olan kısa vadeli dikkatli kullanıcılardan geldiği belirtiliyor. Potansiyel kullanıcılar, üçüncü taraf verileri aracılığıyla kredi kontrolleri ve risk değerlendirme algoritması yardımıyla kurum içinde puanlanıyor.
Kiraladığınız ürünün başına herhangi bir şey gelirse hasarın %90’ı Grover tarafından karşılandığı için endişelenmenize gerek kalmıyor. Depozitomu geri alabilir miyim endişesini de geride bırakmak isteyen şirket kullanıcılarından depozito talep etmiyor.

Ücretlendirme
Telefonun her bir öğesi, olası hasar veya kayıpları karşılayacak şekilde sigortalanıyor. Bir aylık kira bedeli, toplam satın alma fiyatının yaklaşık %30’una denk geliyor. Bu ilk başta çok gibi gözükse de kiralama süresi uzadıkça fiyatlar düşüyor. Böylece 12 ay boyunca bir telefon kiralamak, toplam satın alma fiyatının yaklaşık %40’ına mal oluyor.
Kiralama 1, 3, 6 ve 12 aylık dönemler için gerçekleştirilebiliyor. Kiralama listesindeki ortalama ürün 700€ civarındayken ortalama kiralama süresinin yaklaşık 9 ay olduğu belirtiliyor. Eğer kiraladığınız telefonu çok sever ve sizin olmasını isterseniz bu da mümkün. Aylarca kiraladıktan sonra perakende fiyatını tamamlayan müşteriler cihazlarını ellerinde tutabilirler. Yani yaklaşık 2-2,5 yıl kiralık olarak kullandığınız telefonunuzu bu süre sonra dilerseniz saklayabiliyorsunuz. Ancak Michael Cassau, bunun sıklıkla tercih edilen bir uygulama olmadığını söylüyor.

Farklı Sektörlerden İlgi Görüyor
Kiralama modeli yalnızca elektronik ürünlerle sınırlı kalmıyor; giyim sektöründen mobilya sektörüne kadar birçok farklı alanda uygulanıyor. Bu örneklerden bazılarını sizler için derledik:
- ABD merkezli Rent the Runway, tasarım kıyafet ve aksesuarlarını kiralamasına olanak tanıyor.
- Araba endüstrisine baktığımızda İngiltere’de Drover, Almanya’daki Cluno ve Sixt Cars abonelik hizmeti gibi şirketler aylık kiralama modeline geçişin yollarını araştırıyor.
- ABD’de Feather ve Hindistan’daki Rento Mojo, mobilya kiralama hizmeti sunuyor.
- Hollanda’daki Swapfiets, aylık bisiklet kiralama hizmeti veriyor ki bu uygulama kısa süre önce Londra, Milano ve Paris’e kadar genişletildi.
- Birleşik Krallık’ta Fat Llama, komşuların elektrikli aletlerden karavan minibüslerine kadar her şeyi kiralayabilecekleri, komşular arası bir kiralama hizmeti sunuyor.
Hem yerel hem de küresel çapta böyle yeni modellerin denenmeye başlanması ürün kataloğunu genişletmekte olan giyilebilir teknolojilerin geleceğini şekillendirmede önemli rol oynayabilir. Özellikle ilk piyasaya sürüldükleri dönemlerde oldukça yüksek fiyatlarla sunulan hizmetlere erişimimiz bu sayede kolaylaşabilir.
Sürdürülebilir Bir Model mi?
Yeni bir tüketim modeli olarak düşünebileceğimiz “satın alma kirala” kültürü gelecek yıllarda daha fazla şirket tarafından benimsenip uygulamaya geçirilebileceğe benziyor. Hitap edilen kitleyi genişletme olanağı sunan bu yeni model tüketim alışkanlıklarımızı daha erişilebilir hale getirerek sürdürülebilirliğe kapı aralıyor.
Kaynak: Sifted