Günümüzde 3B Baskı evler; kullanım alanlarıyla, fonksiyonlarıyla, büyüklükleriyle ve daha birçok şekilde hayatımıza dahil olmaya devam ediyor. Çevresel sorunlara sürdürülebilir çözümler sunan 3B baskı teknolojisinin yeni bir üyesi var. Ham maddesi tamamen doğal malzemelerden oluşan, ismini teknoloji ve kilden alan TECLA. Gelin bu projeyi yakından tanıyalım.

3B yazıcı geliştiricisi WASP ile Mario Cucinella Architects tarafından tasarlanan yenilikçi ev modeli, yeniden kullanılabilir ve geri dönüştürülebilir malzemelerle oluşturuluyor. Aynı anda çalışan birden fazla 3B yazıcı ile yapılan ilk yapı olma özelliğini taşıyan TECLA için ham madde olarak inşa edilen alanın toprağı kullanıyor. Bu sayede karbon açısından nötr ve çevreci bir dairesel konut modeli oluşuyor.

Proje, doğal ham maddelerin değerinin dijital tasarımla güçlendirildiği yapılar inşa ediyor. Böylelikle tasarımcılar, ev kavramına yenilikçi bir bakış açısı sunmuş oluyor. Çift kubbe mimarisi yapı, çatı ve dış kaplama unsurlarının tek bir planda ele alınmasına imkân tanıyor.

Çömlekçi yaban arısından ilham alan WASP, döngüsel ekonomi ve dijital üretim ilkelerine dayalı uygulanabilir inşaat süreçleri geliştiriyor. TECLA, bu süreçte kullanılmak üzere tasarlanan Crane WASP isimli yazıcı ile basılıyor. Crane WASP, kapsamlı mimari yapılar oluşturmak için tasarlanmış modüler ve çok seviyeli 3B yazıcısı. 3B yazıcı tüm yapıyı bir kerede üretiyor. Bu durum inşaat sürecini önemli ölçüde hızlandırıyor. İnşaat sürecinin optimize edilmesi, insan ve enerji kaynaklarının kullanımını en aza indirmesiyle mümkün olan en sürdürülebilir şekilde 3B baskılı ev üretimi gerçekleşmiş oluyor. Her bir yazıcı biriminin 50 metrekarelik baskı alanına sahip olduğu sistem, proje ihtiyaçlarına göre programlanıyor. Bu sayede birkaç gün içinde bağımsız yaşam modülleri oluşturmak mümkün oluyor.
Eko-konut kavramına yeni bir soluk getiren proje, ev yapımında kullanılan en eski malzeme olan toprakla 3B teknolojisini birleştirmesiyle sürdürülebilir vizyonunu vurguluyor. Aynı zamanda, nüfusun katlanarak arttığı ve buna bağlı olarak uygun fiyatlı konut eksikliğinin yaşandığı günümüzde ekonomik bir ev sağlamayı da amaçlıyor.

Sıfır atık yapısı itibariyle, biyolojik olarak parçalanabilen ve geri dönüştürülebilir bir ev inşa edilmiş oluyor. Bu yaklaşım aynı zamanda endüstriyel atıkları sınırlayabilir, yerel ekonomiyi destekleyebilir, toplulukların refahını artırarak sürdürülebilir bir mimari yaklaşım geliştirebilir.